Yayladağlı Şairlerimiz

. 4 Mart 2009 Çarşamba
0 Yorumlarınız

1971 yılında Hatay'ın Yayladağı ilçesi Yeşiltepe köyünde doğdum.Sırasıyla Şeyhoğlu ilkokulu, Hatay İmam- Hatip Lisesi ve Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünü bitirdim.Sınıf öğretmeni olarak görev yapmaktayım.
Evli ve 3 çocuk babasıyım. Yayınlanmış 4 şiir kitabım var.1997 yılında yayınlanan 'Gökçekimi' dergisinin genel yayın yönetmenliğini yaptım. Halen Hatay'da yayın hayatına devam eden 'Türkmence' dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapmaktayım.

Yayladağımıza yazdığı bir şiiri paylaşıyoruz…

 

 

YAYLADAĞINA METHİYE

 

Anlatmak mümkün mü söz ile seni
Bir kuru türküyle, saz ile seni
Her gönül göremez göz ile seni
Adı konulmamış şiir gibisin.
Köylerin kardelen...Dağların lale,
Lalenin duruşu benzer hilale,
Güllerle birlikte o en güzele,
Usul usul akan nehir gibisin.
Taşlı toprağına tütün ekerim,
Yaprak yaprak kırar, düzer bükerim,
Dumanını iliğime çekerim,
İçtikçe mest eden zehir gibisin.
Yavuz Han'a otağ olmuş toprağın,
Düşmanları yere vurmuş toprağın...
Şehitlere selam durmuş toprağın
Bağrından fışkırmış şehir gibisin!
Anlatmak zor imiş söz ile seni,
En yanık türküyle, saz ile seni,
Her seven göremez göz ile seni,
Adı konulmamış şehir gibisin.

Ali PARLAK

Tatil Sitesinden Yayladağımızı tanıtıcı gezi yazısı

.
0 Yorumlarınız

Bu yaz, doğanın kucağına kaçmanın tam zamanı diye düşünüyorsanız, Hatay’ın en güney ilçesi Yayladağı sizi, sakin ve sessiz bir yayla keyfine davet ediyor. Burada bulamayacağınız tek şey, gürültü ve hava kirliliği. Yayladağı’na çıkmak için ya Antakya üzerinden ya da Samandağı’ndan gitmelisiniz. Antakya’dan Harbiye’ye oradan da dağların arasından dolaşarak, yol boyunca yeşile boyanmış tarlaların ve çalışan köylülerin arasından Yayladağı’na ulaşabilirsiniz.

 

Yayladağı, denizden 450 metre yükseklikte olduğu için yolları hep bir tırmanma şeridi şeklinde. İlçenin merkezi ise bu dağlar arasında daha alçak bir düzlük üzerindedir. Çam, sandal ve meşe ağaçlarının arasında dere ve çayların aktığı Yayladağı, binbir renkleriyle çiçeklere bürünmüş bereketli topraklara sahip. İlçeye girdiğimizde önce kamu binalarını görüyoruz. Aslında ilçenin büyük ve belirgin yapılarını da bunlar oluşturuyor. Diğer yapılar daha küçük ve iki katlı sade binalar. Yayladağı’nın bir tek meydanı var. Meydanda aba güreşi yapan iki güreşçinin kucaklaşmış heykeli bulunuyor. Meydan, Hükümet Konağı, Belediye Binası ve diğer resmi dairelerin binaları aransında. Yollar asfalt yerine arnavut kaldırımlarıyla ya da beton kare bloklarla döşenmiş. Meydanı çeviren Müftü Ali Yılmaz Caddesi üzerinde, dizi dizi küçük dükkanlar bulunuyor. Kimi bakkal, kimi kahvehane, kimi de lokanta olan bu dükkanlarda genelde yaşlılar oturmuş birbirleriyle sohbet ediyorlar. Selam verdiğinizde kahvedeki herkes size selam veriyor.

İSMİ YENİ AMA KENDİSİ ESKİ
Yayladağı’nın eski adı Ordu’ymuş. Yavuz Sultan Selim, Mısır Seferi sonrası ordusuyla burada konakladığı için bu adı almış. Ancak, Karadeniz’deki Ordu ili ile karıştırılmaması için adı 1940 yılında Yayladağı olarak değiştirilmiş. Adını da hemen yanında yükselen Yayladağı’na borçlu. İsminin yeni olmasına karşın buraya yerleşim 9. ve 10. yüzyıllara kadar dayanıyor. Keldağı üzerindeki Barlaam Manastırı bölgeye hakim konumuyla bu tarihe tanıklık etmiş. Yapılan kazılarda buradan İyonyalılar, Romalılar ve Abbasiler’e ait eserler bulunmuş. Hatta volkanik bir dağ olan Keldağı burada kurulmuş antik bir kent olan Montblace’yi tamamen yok etmiş. İlçe meydanının hemen yanında yükselen Kasım Bey Camii, burayı tekrar yerleşime açan Avar Türkleri’nden Savcılar Boyu’nun başı Kasım Bey’den hatıra. Caminin özellikle minaresi dikkat çekiyor. Tek ve iki katlı beyaz evler arasında kalan cami, sade bir gövdeye sahip……

 

Devamını Oku….

ŞEBEKE VERİCİLERİNDEN GELEN SESLER, HALKI RAHATSIZ EDİYOR

.
0 Yorumlarınız

Hatay'ın Yayladağı ilçesi Kurtuluş Mahallesi sakinleri, şebeke vericilerinin alarm seslerinden dolayı geceleri uyuyamıyor.

Rüzgârlı havada alarm sisteminin devreye girdiğini ve çıkarttığı sesten geceleri kulakları çınlayan mahalle sakinlerinin bu durumu kaymakamlık ve belediyeye bildirdikleri öğrenildi. Ayrıca çıkan sesin ilçe merkezinden de duyulduğu, ancak vatandaşların sesin kaynağını günler sonra bulduğu bildirildi.

Yayladağı içme suyu deposu yakınlarına dikilen GSM şebeke vericililerinden dolayı mahalle sakinleri bu vericinin geceleri çıkarttığı alarm seslerinin kendilerini "Çin İşkencesi" gibi rahatsız ettiğinden yakındı.

Vericilere yakın bir evde yaşayan Ahmet Bereket, "Son yıllarda bu vericilerin yaydığı radyasyon yüzünden evlerimizin önündeki çiçekler, ağaçlar kurudu. Bahçemizde sebze yetiştiremez olduk. Bu da yetmiyormuş gibi vericilere konulan güvenlik alarm sistemi hayatımızı daha da olumsuz etkilemeye başladı." dedi.

Alarm sisteminim geceleri devreye girdiğini belirten Bereket, "Rüzgârlı havada alarm sistemi devreye giriyor ve çıkarttığı ses geceleri kulaklarımızı çınlatıyor" ifadesini kullandı.

ORMAN YANGINLARI İÇİN SINIR ÖTESİ TOPLANTI YAPILIYOR

. 3 Mart 2009 Salı
0 Yorumlarınız

Suriye'den Türkiye sıçrayan orman yangınlarının önüne geçilmesi için Hatay'ın Yayladağı Suriye sınırında tampon bölge oluşturuldu.

Çevre ve Orman Bakanlığı, Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğü'nün, yaz sezonunda olası orman yanlarının önüne geçmek için Reyhanlı'nın Cilvegözü Sınır Kapısı'nda toplantı yapacağı bildirildi.

Suriye sınırında çıkabilecek olası orman yangınlarında her 2 ülkenin yetkilerine düşecek görevlerin belirlenmesi amacıyla Cilvegözü Sınır Kapısı'nda gerçekleşecek 03.03.2009 günkü toplantının saat 10.00 da yapılacağı bildirildi.

Mülakat çerçevesinde gerçekleşek toplantıya Kahramanmaraş Orman Bölge Müdür Yardımcısı Ali Göçer, Koruma Şube Müdürü Fatih Terli, Reyhanlı Kaymakamı Cemalettin Yılmaz, Altınözü Köksal Şakalar, Yayladağı Kaymakam Vekili Hidayet Sarı, Antakya Orman İşletme Müdürü Mehmet Harbi, Antakya Orman İşletme Şefi Şevket Öztürk ve tercüman Abdulhamit Ekmen'in katılacağı bildirildi.

Toplantıya katılacaklara Hatay Valisi Nusret Miroğlu'nun imzalı yazısıyla toplantı saati ve katılacakların isimleri bildirildi.

Yüzde 35'i ormanlık alan olan Hatay'ın geçen yaz döneminde Suriye'den sıçrayan yangınlardan dolayı 761 hektar ormanlık alanı kül olmuştu. Buna rağmen Suriye'deki yangınların ülkemize tekrardan sıçramaması için Antakya Orman İşletme müdürlüğü sınır ötesi operasyona katılarak Suriye'deki yangınları da söndürmüştü.

Suriye'deki orman yangınının söndürülmesinde, geçtiğimiz yıllarda Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait 3 uçak kullanılmıştı. Suriye'nin Lazkiye kenti, Rasel Basit Nahiyesi'nde bulunan Karaduran Dağı'nın güney eteklerinde, Türk sınırına 10 kilometre uzaklıkta, yerleşim birimlerini de tehdit eden orman yangını çıkmıştı.

Lazkiye Valiliği'nin Hatay Valiliği'nden yardım istemesi üzerine Yayladağı, Samandağ ve Antakya belediyelerine ait üç itfaiye aracı ve personeli, Yayladağı Kaymakamı başkanlığında gece bölgeye geçerek yangına müdahale etmişti. Ayrıca Hatay Valiliği'nin talebi üzerine Genelkurmay Başkanlığı'na ait C-130 tipi 3 uçak ile Çevre ve Orman Bakanlığı'na ait bir helikopter de yangın bölgesine sevk edilmişti. Orman yangını Suriye'de bir kişinin ölümüne ve 25 köyün tahliye edilmesine neden olmuştu.

MİNAREYE DÜŞEN YILDIRIM KÖYDEKİ BÜTÜN ELEKTRONİK CİHAZLARI YAKTI

. 2 Mart 2009 Pazartesi
0 Yorumlarınız

Hatay'ın Yayladağı ilçesine bağlı Kızılçat köyünde minareye düşen yıldırım, köydeki bütün elektronik cihazların yanmasına neden oldu.

33 hanelik köyde vatandaşları öğle yemeğinde yakalayan yıldırım, bütün köylüleri sokağa döktü. Büyük bir patlamaya neden olan yıldırım köy camisindeki bütün elektrik hattını ve lambaları yakarken birçok evinde camları patladı.

Tedaş ve jandarma yetkililerine arayan köylüler, korkularından evlerine süre giremedi. Köyde bazı yaşlıların çıkan yüksek sesten ötürü duyma sorunu yaşadıkları bildirildi.

Yıldırım düşmesi sırasında evinde ailesi ile yemek yediğini belirten Mehmet Yıldız, "Önce bir patlama ile sarsıldık. Evimizin camları kırıldı. Daha sonra evimizdeki televizyon ve telefonlardan kıvılcımlar çıkmaya başladı. Korkumuzdan kendimizi dışarıya zor attık." dedi.

Köydeki bütün evlerde aynı durumun yaşandığını belirten Yıldız, "Evlerimizin elektrik hatları ve bütün elektronik cihazlar patladı, evimizde sağlam lamba bile kalmadı. Çok şükür ki canımıza bir şey olmadı. Evlerimize girmeye korkuyoruz" şeklinde konuştu.

Sohbet Kutusu